Bazen daha fazladır her şey
Bir eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam
O zaman hemen git radyoyu aç bir şarkı tut
Ya da bir kitap oku mutlaka iyi geliyor
Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor
Ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor
Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir
Bir şiirden bir sözden
Bir melodiden bir filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor
Ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor
Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir
Yangınlar yaraladı ruhumu,
çok acılar biriktirdim,
Ama bu sitem sanadır!
Aklımı firara vermişim zaten,
öyle bir küsüp gidişin vardı ki..
Umarsız.. Vefasız.. İnsafsız!
Sen şimdi gülüp eğlenmekte
mutlu bir bayramdasın nasıl olsa..
Hani her bende sen vardın da,
meğer hiçbir sende ben yokmuşum ya,
işte öyle bir şey…
Bende de biten sevdanın son elvedasıdır bu satırlar..
Her bitiş yeni bir şiire gebe..
Nerden baksan kocaman bir hüzün bulutu,
nerden baksan yabancılık… Nasıl yorumlarsan yorumla,
her dilde aynı sızıyı hatırlatır yalnızlık,
ve evlat acısı kadar koyar insana
‘aşkım’ sözcüğünden ayrılmak!
Neyse…
Sitemlerim mübaladır,
yanılgımsa aşina.. Ne ilktin nede son…
Kaçmaya çalıştığın gerçek
Birgün karşına çıkacak.
Ve işte o gün
Kaçacak yerin olmayacak.
Ben senin varlığını seviyorum,
Yokluğunu seviyorum
Sana ulaşamadığım dakikalarda.
Seni duymayı
Seni özlemeyi
Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum.
Hiç korkmuyorum seni sevmekten.
Senin gülüşünü seviyorum.
Her bana bakışında
Gözlerinede okuduğum o duyguyu
Gözlerindeki gözlerimi seviyorum.
Gönlünü seviyorum
Özünü seviyorum senin
Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben sendeki o sıcaklığı
Sana olan uzaklığı seviyorum.
Yanaklarından akan göz yaşlarını
En çok, dağınık olduğunda saçlarını
Beni arayan ellerini seviyorum.
Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen
Ayrılığını seviyorum,
En çok yalnız kaldığımda
Beni bulan gönlünü seviyorum.
Ben en çok senin bana olan
Sevgini seviyorum.
İçimden haykırmak geliyor.
Dünyaya sığdıramadığım seni
Kalbime sığdırmak geliyor.
Ağlamak geliyor seni görmezsem
Özlemek geçiyor içimden seni
Sevmek geçiyor.
İçimden sana doğru giden
Bin bir türlü yol geçiyor.
İçimden sen mutlu olacaksan
Ölmek bile geçiyor.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben yalnızca seni seviyorum,
Ne o muhteşem güzelliğin
Ne kalbimdeki özelliğin
Ne de sevdiğim için değil,
Seni yalnızca sen olduğun için,
Ruhun için
Kalbin için
Aklın ve sevgin için seviyorum seni.
Ben seni en çok kendim için seviyorum
Belki de ilk defa bencil oluşumu
Sana borçlu olduğum için.
Seni her şey için seviyorum.
Ve sahip olmadığım
Hiçbir şey için.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Her dakika seninle olmayı seviyorum.
Gözlerimi her açtığımda
Aklıma gelişini seviyorum.
Her gece uyumadan önce
Seni sevdiğim aklıma gelince
Sensiz uyumayı bile seviyorum
Uyumadan önce seni düşününce.
Ben seni en çok
Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben seni bu şehirde olduğun için değil
Benimle aynı toprağa ayak bastığın için
Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum.
Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı
Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum.
Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi
Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni.
Beş bin yaşındaki bu dünyada
Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum.
Ben seni benimle yaşadığın için
Benden hiç gitmediğin için seviyorum
Beni hiç terketmediğin için.
Ve Ellerini seviyorum Allah’a açıldığında
Kalbini seviyorum kapıları açıldığında
Yinede..
Yarım ve eksik bitişlerim bende,
yersiz ızdıraplara gebeyim..
Ağır basan hayat değildi,
bir kördüğüm değildi,
anlatması mümkün değildi..
Kaldı mı bir dolu sebep,
caydı mı,
geçti mi yoksa? Susuz rakılara muhtaç,
el değmemiş kederler..
Dibine de vursan manasız..
Nedenini sormadığım keşkeler
belkilere dargın mı?
Eğerlere gölge düşüren yok. Topu topu bir tutam sen,
kaldıramadım,
kandıramadım,
bir de utanmadan susadım..
Batan güneşimin her kızıl ışığından
kan kırmızı gözyaşları biriktirmiş,
yitirmiş belkide,
belki gitmiş muamma.. Gölgedeyim sevme(deyim) desem mi?
Devrilmeye duyarlıyım,
ıskalamak olmaz!
Kaybediyorum dedin mi hiç?
Bense;
gitme demek için gelmedim,
düştün sen,
Bakışların gittiğin yerden uzak,
Yoksa gelirdim;
Sensiz anlamsızlığımı anladım, dön v.s. demek için
Bugün burada cumartesi,
Ben senin saçlarını, suçlar bakışlarını,
Geveze susuşlarını bile özledim
Ayrılık bu söyle sende farklı mı zaman?
Aynı soğuk.. Aynı hazan…
Bugün orda da Cumartesi mi
Sen de beni, ‘benim kadar’ özledin mi,
‘Aynalardan kaçarken özlenmeyi beklemek’…
Ne kadar acı, ne kadar komik..
Ve bana ait değil mi?
Gülme!
İncinirim.
Bu gece canım yalnız kalmak istiyor
Herkesten uzak her sözden gözden uzak
Bu gece canım yalnız kalmak istiyor
Hiçbir şey konuşmadan insandan dosttan uzak
Böyle değildim ben sensizliği bilmeden
Bu garip huylar senden yadigar
Ne varsa gönlümde sen aldın götürdün yar
Bu hüzün bana senden yadigar
İçimde ağlayan bir çocuk bıraktın yar
Bu acı bana senden yadigar