Benim Küçük Sevgilim..

Mayıs 14, 2008

Benim küçük sevgilim
Sanki yalanmış gibi
Benim küçük sevqilim
Sanki masalmış gibi…

Sanki..
siyah beyaz bir resmin
içindeki renkleri görebilmek gibi
sanki
yazılmayı bekleyen bir şiirin
bir türlü hatırlanamayan
bir araya gelememiş
ama kavuşmaya can atan
kayıp mısralarının kelimeleri gibi..


Yılmaz Erdoğan – Yeni bir sayfadan sana bakmak

Ağustos 17, 2007



her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
Allah’a inanmaktır


Hayali’den bir şiir..

Ağustos 16, 2007

hayali’nin hayal perdesini aralayıp dünyaya anlam penceresinden baktığı şiiridir.

serbest tercümesi:

cihan ara cihan içindedir arayı bilmezler
o mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler

**o balıklar ki, dünyanın cevherinin * yine dünyanın içerisinde olduğunu bilmeyen insanlar gibi, denizin içinde denizin ne olduğundan habersizlerdir.

harabat ehline duzah azabın anma ey zahid
ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-i ferdayı bilmezler

**ey zahid! meyhane müdavimlerine kabir azabından bahsetme, ki zaten bunlar zamanın akışına kendilerini bırakıp gelecek kaygısı çekmeyen kişilerdir. sen ne kadar söylersen söyle onlar için bir anlam ifade etmez. o yüzden nefesini boşuna tüketme!

şafak-gün kan içinde dagını seyrerler aşıklar
güneşte zerre görmezler felekte ayı bilmezler

**aşıklar gece gündüz sevgilinin bağırlarında açtığı kanlı yarayı izlemekten etrafına bakmadıkları için güneş yüzü görmedikleri gibi, gökyüzünü de ayı da bilmezler. zaten dünya değildir aşıkların umrunda olan, sevdiklerinin açtığı yara bile canandan geldiği için canlarına can katar.

hamide kadlerine rişte-i eşki takup bunlar
atarlar tir-i maksudu nedendir yayı bilmezler

**aşk acısından bükülen belleri ile iki büklüm, yay gibi olan boylarına gözyaşı ipliğini gerip ulaşmak istediklerini hedeflerine ok yapıp atarlar ama bellerini büken şeyin de ne olduğunu bilmezler.

hayali fakr şalına çekenler cism-ü üryanı
anınla fahrederler atlas-ü dibayı bilmezler

**ey hayali! çıplak vücutlarına yoksulluk şalını çekenler, atlas ve dibanın nasıl kumaşlar olduklarını bilmedikleri için üzerlerindekilerle övünürler.


Ait olmak, olmamak

Ağustos 16, 2007

..ve işte yine elde var sıfır

Nereye saklasam bilemedim, susamadım.. Manzarasız bir balkonda kendimi seyrediyorum içim acıyarak, heyhat! Seni düşürüyorum, nerdesin, yine beni seviyorum, nerdesin..

Hmm, haklısın kriz, sigara..
Kültablasında yeni bir izmarite açacak yer kalmasada, dumanına yandığım meret, sen de olmasan..
Derme çatma bir keder inşaatı aslında bu kültablasındaki manzara.. Şöyle bir baktımda, yerinde bir proje, yerli yerinde..
Bakma sen bana, sanırım kendime de misafirim bu gece, pek hoş gelmedim ama,
nerden baksan ait olmama duygusu, anlar mısın? Eylül sonunda bir yaprak gibi hissetmek kendini, ne tuhaf..
Seninle hep aynı ağacın üstünde yaşayalım ama farklı mevsimlerde olmasın, düşmekte bir, yeşermekte..

….

Bu son cümleden sonra, önümdeki bu kağıda uzun uzun bakarak ne demek istedim acaba..
Sitem miydi, umut mu acaba..

….

Gecenin sessizliğini ve yalnızlığımı bölen bir telefon sesi.. Biraz gecikse de, olsun..
Sadece bir saattir sesini duymuyordum ama halime baksan, sanki aylardır konuşamamıştık..

- Alo, canımm.. Uyuyamadın mı?

Senin o bembayaz ellerini öpebilirim, sanki yıllardır kimseye dokunmadım.. Uzaktan da olsa yalnız olmadığımı hissettiren sarılmalarını özledim.. Kimsin sen, seni özlemekten korkuyorum..
Sensiz kaldığım saatlerde ilk duyduğum bu oluyor, korku.. Neden korktuğumu bilmiyorum,
hayır biliyorum, ama hiç yokmuş gibi davranıyorum..

Neyse ki, bu gecem de sensiz geçmedi..
İyi ki geldin, ya gelmeseydin..

..demekki hala, elde var aşk..

 www.huzunbaz.com


Acı Harikalar Diyarında..

Ağustos 9, 2007

Ayakta durmam gerekiyor hayata karşı!
Kahkahalarımı koruyarak!
Oysa kılıcım yok!
Gölgelerin gücü yok!
Masallar bana yazılmamış.
Benim hayatımda saat asla 12′yi vurmaz.
Kurbağalar da beni sevmez zaten, neden prensim olsunlar
Uyumuyorum ki öpülüp uyandırılayım,
Kırmızı başlık taksam kurt bile takılmaz peşime,
Gidecek anneannem de yok ki artık,
Üvey annem bile yok beni şömine önü eziyetlere bırakacak,
Şeker evlerden korktum hep, dişlerim çürüyecek diye
Büyüdüm de kendim okudum masalları raflardan indirerek,
Ayşegül diye bir arkadaşım, süperman diye bir kurtarıcım olmadı hiç,
Sadece şarkılar vardı.
İçinde aşk, acı, umut olan şarkılar.
Dua etmeyi de bilmem aslında,
Aydede de, Noel baba da masallar gibi yalandı,
Ben çocukken bir tek yıldızlar kayardı!

Çisel Onat


Yalın – Cumhuriyet (Klip)

Temmuz 2, 2007


Barış Akarsu – Gözlerin

Temmuz 2, 2007

Dualarımız seninle…

Bu güzel şarkıyı indirmek için http://dosyam.net/?id=yfo9v5 linkine tıklayınız…


Susuştu Yüzün -Yılmaz Erdoğan

Haziran 29, 2007

Susuştu Yüzün

Bir ufukta bitiyor yüzün
ve başka bir gökyüzü başlıyor
Komşu ellerle sarmalanıyorsun
Yanıyorsun…

Ne kadar övülsen az
Avazım çıktığı kadar susuyorum
İsmindeki sesli harfleri

Mayınlı bir gülümsemeyle
Senin karasularında olmak
Üstünde ilkbahar bir entari;
Sanki
Yeniden
Eski bir öyküye başlamak…

Yüzündeki o billur akşam kahvaltısı
Sürgülerken özümü,
Ne kadarını sustuk konuştuklarımızın?…

Yılmaz ERDOĞAN


Gripin – Karışmasın Kimseler

Haziran 29, 2007


Gerçekleşen en güzel dileğime…

Haziran 25, 2007